BLOG
Uluslararası ölçekte projeler için yeterli, güvenilir bir kuruluş olarak alanımızda ülkemizin bilgi ve deneyim birikimine katkıda bulunmaktır.
İç mimarlık ile dekorasyonun farkı
- 899 Görüntüleme
Fakat şunu açıkça söylemeliyim ki; halen daha iç mimarlık mesleğinin tam olarak ne iş yapmadığını bilen yok.
Bu yazıda sizlere iç mimarlık mesleğinin özünü; aslında iç mimarlığın ne olduğunu, neler yaptığını, iç mimar olmak için ne gibi özelliklere sahip olunması gerektiğini ve benzeri özellikleri sizlere izah etmeye çalışacağım.
Evet, iç mimarlık mesleği adından da anlaşıldığı üzere mimari disiplinler arasında bir yapının iç mekânı ile ilgilenen disiplin alanının adıdır.
Çoğu kişi dekoratör ile iç mimar tanımını birbirine karıştırırlar. Bunun en büyük sebeplerinden biri ise ülkemizde hukuksal olarak henüz iç mimarlık mesleğinin haklarının koruma altına alınmamış olmasıdır. Dolayısı ile iç mimar olmayıp piyasada binaların iç mekanlarına en ufak müdahalede bulunabilen herkes kendisini iç mimar ismi ile adlandırıp, birçok kişinin “iç mimarlık” hakkında yanlış kanılara varmasına sebebiyet veriyor.
Peki İç Mimarlık Nedir? Ve İç Mimarlık ile Dekorasyonun farkı nedir?
Öncelikle iç mimarlık mesleğinin tanımı ile başlamayalım:
İç mimarlık, yukarıda bahsettiğimiz gibi yapının içerisine yapılan “HER TÜRLÜ” müdahale yetkisine sahip olan meslek disiplini ve meslek profesyonelliğidir.
İç mimarlar, tüm mekanların; duvar, tavan, zemin, doğal ve yapay aydınlatma, havalandırma, sirkülasyon alanı oluşturma, ergonomik yaşam alanı tasarlama, ürün, obje ve mobilyaların konumlandırılıp tasarlanmasına kadar tüm detayları kapsayan bir bilim, bir meslek disiplinidir.
Bir iç mekân tasarımını oluşturan tüm doneler iç mimarlık mesleği disiplininin alanına girmektedir.
Renkler, prizler, priz modelleri, mobilya, mobilya malzemeleri, kaplamalar, ahşap türleri, metaller, alçılar, aydınlatmalar, ışımalar, ergonomi, koku, alan planlaması ve aklınıza gelen tüm her şey iç mimarların bilgi uzmanlığı alanına girer.
Bilgi uzmanlığı alanına girmesi demek; doğru malzemenin kullanılması, yaşana bilenecek her türlü tehlikenin, maddi ve manevi zararın önüne geçilmesi demektir.
İç mimarlar, tasarım kurgusunu sadece ürün ve tasarım açısından değerlendirmezler. Buna türlü insan davranışları analizleri, psikanaliz gibi diğer önemli faktörleri de ekler ve bunları da göz önünde bulundururlar. Böylece mekânda yaşanabilecek problemler profesyonel kişilerce minimalize edilerek verimli yaşam alanları oluşturulur.
Yanlış tasarımlar sadece maddi olarak değil, kimi zaman önemli sağlık problemlerine de yol açtığı çeşitli bilim araştırmalarında sıkça rastlanmaktadır.
Yapılan araştırmalarda, iç mekân tasarımlarının kişilerin psikolojisi üzerinde olumlu-olumsuz önemli etkiler bıraktığını saptamıştır. Örneğin ofislerde kullanılabilecek yanlış aydınlatma ışın rengi ve aydınlatmanın konumlandırılması çalışanların motivasyonunu düşürebilirken, doğru uygulanmış, tercih edilmiş ve konumlandırılmış aydınlatmanın da çalışanların motivasyonunu arttırdığı gözlemlenmiştir.
Kısaca iç mimarlar, aldığı meslek disiplini eğitimi ile mekanlarınızın ve sağlığınızın maddi manevi doktoru olup aynı zamanda bir nevi mekân psikoloğunuz olurlar. Sonuç olarak bu meslek; psikolojik olarak ise sürekli size kendinizi iyi hissettiren ve huzur veren mekanlar tasarlamanın meslek uzmanlığı alanıdır.
Dekorasyon ise bir mekânın süslenmesidir. Günümüzde dekorasyoncuların geneli, iç mimarlardan aldığı doneler doğrultusunda iç mimarın çizelgesi ile hareket eden uygulamacı kişilerdir. Fakat maalesef ülkemiz koşulunda dekorasyonculuk iç mimarlık ile denk tutulmaktadır.
Kısacası dekoratör duvarın önünü boyayan, iç mimar ise o duvarı yıkabilen kişidir.
İç mimarlar hangi özelliklere sahiptirler?
İç mimarlar meslek doğası gereği;
Sürekli araştıran,
Renkli kişiliğe sahip,
Her konuda ufak da olsa bilgi sahibi olan,
Hayal gücü kuvvetli olan,
Analitik düşünce yapısına sahip olan,
Yaşanabilecek olasılıkları kestirme yetisine sahip olan,
Daima bir sondaki adımı düşünen kişilerdir.
Hatta iç mimarların en önemli özelliği, kişiliklerini anlatırken olumlu yöndeki maddelerin sonun zor getirildiğidir.